Hey, uzun süre oldu. Herhangi bir film türündeki filmleri izlerken, o türün klişeleri hakkında bilgi sahibisinizdir. Ya da bir müzik türündeki grupları dinlerken. Ki, klişeler yalnızca sanatsal dallarda değil, hayatın her alanında görülebilecek ve bunun aşırı derecede sık olduğu birşey. Bu bilinen kısmı. Hayatım boyunca, klişelerden tiksindim. Kurgu türünde yazmaya devam ederken, bir karakter yaratmış ve bu karakterin başrolünde olduğu kısa film formatında 3 senaryo yazmıştım. Klişelerden tiksiniyorum. Satanist sözler içeren müzik türlerinin, bilindiği kadarıyla sayısı oldukça belli, öyle değil mi? Black Metal, Dark Ambient…“Ghostemane” yazısını okumaya devam et

Hristiyan ülkelerde dünyaya gelen ve bu kurumsal dinin Katolik mezhebine bağlı olarak yetiştirilmiş insanları kendisine hedef dinleyici kitlesi olarak seçen Ghost’u bilirsiniz. Kilise orgunu, korosunu ve Papa’yı tersine çeviriyorlar. Grubun frontmani kendisini Papa olarak tanıtıyor [1] ve elbette, konserler vermeye gittikleri pek çok farklı kıtadaki ülkelerde de, kendisine verdiği bu Kara Papa kimliği kabul ediliyor. Kendileri için, Katolik Satanist diyebiliriz. Yine, dünyanın Hristiyan bölgelerindeki bir diğer mezhep olan Ortodoks çevrede doğup, bu mezhebe göre yetiştirilmiş insanların daha fazla dikkatini çekmesi muhtemel grup var: Batushka. Kendilerinin…“Şeytanu Akbar” yazısını okumaya devam et

Bana öyle geliyor ki, başlığı her şeyden ayrı kendi başına değerlendirince, şöyle bir tablo önyargısal biçimde beliriyor: “Semargl isminde bir grup var. 2012 yılında kurulmuş ve ilk kez bu isimde bir albüm yayınlamış. Pek de sansasyonel görünüyor, çıkış yapmak ve tanınırlık kazanmak için ilginç bir yol.” Fakat sizi temin ederim ki dostlarım, olay bu şekilde değil. Semargl, söylendiğine göre 1997 yılında kurulmuş olan [1] Ukraynalı bir grup. İlk albümlerinin ismine bakınca, Black Metal olduğu hemen ayırt edilebiliyor. [2] Bu albümü ve de geri kalan albümleri…“Semargl – Satanic Pop Metal” yazısını okumaya devam et

Bir ön uyarı niteliğinde olacak biçimde, ilk paragrafın ilk cümlesinde belirtmem gerekiyor ki, bu yazı duygusal olmadan yazılamayacak bir yazı. Zira Witchtrap benim 10 yıldır dinlediğim bir grup ve de grubun frontman’i Voice of Darkness, yıllardan beri, kendimi Black Metal‘in o kararlı, güçlü, Blasphemic, Şeytani, acımasız ve yıkım getiren hisleriyle bulduğum anların yüzde 86’sında dinlediğim ve de hakkında daha evvel yazdığım Episode 13‘te vokal yapmış bir yaşayan efsane! Bu uzun girişle birlikte, okuyucumun bu yazının oldukça kişisel bir konser yazısı olacağını anladığını varsayacağım. Kapı açılış…“Witchtrap / Plethora / Hellsodomy Drck TXM Konseri” yazısını okumaya devam et

Yıllardan 1997. Henüz Akmar Baskını [1] gerçekleşmemiş. Türkiye’de 40-50 bin Satanist var başlıklı bir haber [2] yayınlanmamış. Hepsinden de evvel, bugün suratını tüm ana akım medyanın sıradan, normal ve TV izleyen insanların gözüne gözüne soktuğu çirkin, itici herif bu kadar güç sahibi değil. O zamanlarda da bizler TRT için vergi ödüyorduk ama bence bundan yana pişman olunacak bir zaman değildi. Çünkü TRT’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi ve direkt olarak devlete bağlı olan televizyon kanalının stüdyosunda, Satanic Black Metal konseri veriliyordu! Şaka gibi geldiğine eminim. İnanmasının ne…“TRT’de Black Metal” yazısını okumaya devam et