Jazz, 1920’nin kritiklerinde sıklıkla Şeytan’ın Müziği olarak anıldı. , Rolling Stones’un “Sympathy for the Devil” şarkısı, Mick Jagger’ın Şeytan olarak konuşmasını içerir. Charlie Daniels Band’ın “The Devil Went Down to Georgia” eseri, Şeytan ve bir müzisyen arasındaki mücadeleyi içeren ilk modern popüler şarkıdır. Heavy Metal’in alt türü olan Black Metal, Hristiyan Karşıtı şarkı sözleri ve Satanizm’le ilişkilendirilmiş Pentagram ve Ters Haç gibi sembolleri kullandığı için sık sık Şeytan’la ilişkilendirilmiştir. Black Sabbbath’ın “N.I.B.” şarkısı, “Şeytan’ın aşık olması ve tamamen iyi bir insana dönüşmesi”ni anlatır. Şarkının…“Popüler Müzikte Şeytan” yazısını okumaya devam et

Roma Katolik Kilisesi, Orta Çağ’da Do ile Fa arasındaki müzikal aralığı Şeytan’ın Akordu (Latince: Diablous in musica) saymış ve yasaklamıştı. Besteciler aralığı kullanmaktan kaçınmıştı. Zamanın seküler müziklerinde bazen bulunmasına rağmen mevcut müzik sistemi kullanılmaya başlanıncaya kadar sadece dini müzikte, çok özel şartlar altında kullanıldı.   Şeytan, Orta Çağ’dan modern zamanlara pek çok müzikalde karakter olarak yer almıştır. Bingenli Hildegard’ın 11. yüzyıldan kalma “Ordo Virtutum”u, Carissimi ve Alessandro Scarlatti gibi bestecilerin barok orataryolarında yaptığı gibi Şeytan’ı içerir. 19. yüzyıl boyunca, Şeytan’ın Meptistopheles adıyla geçtiği Gounod’un “Faust Operası”,…“Klasik Müzikte Şeytan” yazısını okumaya devam et

Count, bize Burzum’u anlatır mısın? Ne zaman kuruldu? Burzum kişiliğimin, hayallerimin ve arzularımın yansımasıdır. Çalmaya, 1987’de Uruk-Hai adıyla başladm. 1991’de ismini şimdi ve her zaman için değiştirdim. Burzum asla kurulmadı, Burzum bir grup değildir. Yalnızca Count Grisnackh. Bir keresinde, ikinci albümüm Aske’de bir bassçı kullandım. İsmi Samoth’tu (Emperor’dan)… Ama gelecek ağırlıklı olarak En Karanlık Geceler ve Ötesi’nden başka birşey değildi. Burzum CD’ni dinlediğimde, pantalonuma boşaldım (ha ha!) Cidden, çok taşşaklı bir dahilik olduğunu düşündüm. Etraftaki gruplar çok “True” Black Metal değillerdi, ama seninkiler yüzde yüz…“Burzum ile Röportaj (1993)” yazısını okumaya devam et